<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>SANAT ELEŞTİRİSİ için yorumlar</title>
	<atom:link href="http://sanatelestirisi.com/index.php/comments/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://sanatelestirisi.com</link>
	<description></description>
	<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 21:01:55 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.5</generator>
		<item>
		<title>POST-MODERNİST ŞİİR(!)’DEKİ SEFALETİN ÇÖZÜMLEMESİ yazısına Serkan Engin tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://sanatelestirisi.com/index.php/post-modernist-siir%e2%80%99deki-sefaletin-cozumlenmesi/#comment-346</link>
		<dc:creator>Serkan Engin</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Sep 2009 07:33:55 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://sanatelestirisi.com/?p=136#comment-346</guid>
		<description>Post-modernist şiir(!)in daha acıklı örnekleri de var. Lale Müldür’ün Hayvan Dergisi’nde yayımlanmış bir şiirini(!) örnek olarak aşağıya ekliyorum ki iyice görelim durumun vahametini.

*****************************************

bilinmedik bir dilde psikotik bir metin 

çı çı çıçıçı çı çı çıçıçı
yuvezü marnata ça
3.gezegenden biri her perfect body
la menita schizopphrenia
la la la la palavra
eller kendi boğazında sonunda 

not: suzanne takes you down
to her place near the river

bilinmedik bir dilde adamo metni 

vous permetter munsieur?
juste avant le maniage? 

tombe la neige
tu ne viendras pas ce soir 

la la la lah tumbe la neige
la la la lah touta est blane
du desespair 

la la la lah kar yagğıyor
la la la lah her şey umutsuzluktan
bembeyaz 

kar yağınca
bu gece gelmeyeceksin
inşallah! inşallah! inşallah!

bilinmedik bir dilde türkçe metin 

enerji! bu cok fazla kullanılıyor artık.
şimdi şu anda benim sana borcum yok
lublu lublu lublu delica tezza 

60 mi, 70 mi o zaman?
70, yalnız ben cebimden oderim,
iyi 70 o zaman bir şiir icin! 

non sono dans la gardenia
no energia, no energia!
nena viju, nena viju nena viju!
durokov vidit nehaçun
aptalları görmeyi istemiyorum 

60 mi 70 mi o zaman?

bilinmedik bir dilde heloise metni 

yeah yeah ye yeah ye
my heloise i got to please her
toray classy çowelleaaah
la grande heloisaaaa
la la la la pietessa
onun sevgisi benim ama o yok. 

not: i find it hard to realize
that love was in her eyes.
it’s dying now..

Lale Müldür</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Post-modernist şiir(!)in daha acıklı örnekleri de var. Lale Müldür’ün Hayvan Dergisi’nde yayımlanmış bir şiirini(!) örnek olarak aşağıya ekliyorum ki iyice görelim durumun vahametini.</p>
<p>*****************************************</p>
<p>bilinmedik bir dilde psikotik bir metin </p>
<p>çı çı çıçıçı çı çı çıçıçı<br />
yuvezü marnata ça<br />
3.gezegenden biri her perfect body<br />
la menita schizopphrenia<br />
la la la la palavra<br />
eller kendi boğazında sonunda </p>
<p>not: suzanne takes you down<br />
to her place near the river</p>
<p>bilinmedik bir dilde adamo metni </p>
<p>vous permetter munsieur?<br />
juste avant le maniage? </p>
<p>tombe la neige<br />
tu ne viendras pas ce soir </p>
<p>la la la lah tumbe la neige<br />
la la la lah touta est blane<br />
du desespair </p>
<p>la la la lah kar yagğıyor<br />
la la la lah her şey umutsuzluktan<br />
bembeyaz </p>
<p>kar yağınca<br />
bu gece gelmeyeceksin<br />
inşallah! inşallah! inşallah!</p>
<p>bilinmedik bir dilde türkçe metin </p>
<p>enerji! bu cok fazla kullanılıyor artık.<br />
şimdi şu anda benim sana borcum yok<br />
lublu lublu lublu delica tezza </p>
<p>60 mi, 70 mi o zaman?<br />
70, yalnız ben cebimden oderim,<br />
iyi 70 o zaman bir şiir icin! </p>
<p>non sono dans la gardenia<br />
no energia, no energia!<br />
nena viju, nena viju nena viju!<br />
durokov vidit nehaçun<br />
aptalları görmeyi istemiyorum </p>
<p>60 mi 70 mi o zaman?</p>
<p>bilinmedik bir dilde heloise metni </p>
<p>yeah yeah ye yeah ye<br />
my heloise i got to please her<br />
toray classy çowelleaaah<br />
la grande heloisaaaa<br />
la la la la pietessa<br />
onun sevgisi benim ama o yok. </p>
<p>not: i find it hard to realize<br />
that love was in her eyes.<br />
it’s dying now..</p>
<p>Lale Müldür</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ali Çavuşlar ve 9. Senfoni yazısına yağmur tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://sanatelestirisi.com/index.php/ali-cavuslar-ve-9-senfoni/#comment-22</link>
		<dc:creator>yağmur</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Jan 2009 22:31:09 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://sanatelestirisi.com/?p=74#comment-22</guid>
		<description>çok güzel müzik ama 3 saattir arıorm bulamadım bi trlü =)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>çok güzel müzik ama 3 saattir arıorm bulamadım bi trlü =)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ali Çavuşlar ve 9. Senfoni yazısına alkan tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://sanatelestirisi.com/index.php/ali-cavuslar-ve-9-senfoni/#comment-20</link>
		<dc:creator>alkan</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Dec 2008 11:56:27 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://sanatelestirisi.com/?p=74#comment-20</guid>
		<description>walla hoca bize okulda blok flüt çalarken vermişti ama ben derserde not almadıım için:D:d:D</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>walla hoca bize okulda blok flüt çalarken vermişti ama ben derserde not almadıım için:D:d:D</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ali Çavuşlar ve 9. Senfoni yazısına ezgi tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://sanatelestirisi.com/index.php/ali-cavuslar-ve-9-senfoni/#comment-19</link>
		<dc:creator>ezgi</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Dec 2008 17:30:09 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://sanatelestirisi.com/?p=74#comment-19</guid>
		<description>bana bu 9. senfoninin tüm sözleri lazım hepsi bu kadar mı acaba?
“Kardeş olun ey insanlar,
bunu ister tanrımız.
Bu dünyada her şey geçer,
en son sana dost kalır.
İnsanlığa, doğruluğa,
göğsünü aç korkma sakın.
Hür doğmuştur insanoğlu,
hür yaşamak hakkıdır
devamı varsa yazabilir misiniz</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>bana bu 9. senfoninin tüm sözleri lazım hepsi bu kadar mı acaba?<br />
“Kardeş olun ey insanlar,<br />
bunu ister tanrımız.<br />
Bu dünyada her şey geçer,<br />
en son sana dost kalır.<br />
İnsanlığa, doğruluğa,<br />
göğsünü aç korkma sakın.<br />
Hür doğmuştur insanoğlu,<br />
hür yaşamak hakkıdır<br />
devamı varsa yazabilir misiniz</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>TİYATRONUN TANIĞI: METİN&#8230; (1) yazısına fatoss tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://sanatelestirisi.com/index.php/tiyatronun-tanigi-metin-1/#comment-18</link>
		<dc:creator>fatoss</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Dec 2008 10:16:57 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://sanatelestirisi.com/?p=264#comment-18</guid>
		<description>Tiyatonun tanığına ben de bu yazının redakte edilmesi esnasında tanık oldum.Uzun bir yaşam,geçtiğimiz günlerde sonlanmış ne yazık ki.Tiyatronun onun için ne demek olduğunu,kaygılarını,bu esnada anlama ve değerlendirme fırsatı bulduğum için ayrıca kendimi şanslı hissediyorum.Çünkü uzun bir yazı olduğu için belki tamamını okumayıp bu çok değerli bilgilere sahip olamayacaktım.Fakat şimdi okuyorum da,kasati çözümlemede ki bütün güçlüğe rağmen aslında çok anlaşılır ve akıcı bir konuşma.Şimdi bile çok keyif alarak okuduğumu itiraf etmeliyim.Çünkü bir kere Metin And'ın konuşma uslubunda ki doğallığın yazıya aynen aksetmesi bana büyük keyif verdi.Çözünleme esnasın da her ne kadar ,zaman zaman buhranlar geçirdiysem de genelde gülümsetti beni sayın Metin And.Herkesin okumasını içtenlikle tavsiye ederim,inan sizde çok keyif alacaksınız.Bu vesile ile sn.Metin And'ı rahmetle anmadan geçmek olmaz.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Tiyatonun tanığına ben de bu yazının redakte edilmesi esnasında tanık oldum.Uzun bir yaşam,geçtiğimiz günlerde sonlanmış ne yazık ki.Tiyatronun onun için ne demek olduğunu,kaygılarını,bu esnada anlama ve değerlendirme fırsatı bulduğum için ayrıca kendimi şanslı hissediyorum.Çünkü uzun bir yazı olduğu için belki tamamını okumayıp bu çok değerli bilgilere sahip olamayacaktım.Fakat şimdi okuyorum da,kasati çözümlemede ki bütün güçlüğe rağmen aslında çok anlaşılır ve akıcı bir konuşma.Şimdi bile çok keyif alarak okuduğumu itiraf etmeliyim.Çünkü bir kere Metin And&#8217;ın konuşma uslubunda ki doğallığın yazıya aynen aksetmesi bana büyük keyif verdi.Çözünleme esnasın da her ne kadar ,zaman zaman buhranlar geçirdiysem de genelde gülümsetti beni sayın Metin And.Herkesin okumasını içtenlikle tavsiye ederim,inan sizde çok keyif alacaksınız.Bu vesile ile sn.Metin And&#8217;ı rahmetle anmadan geçmek olmaz.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>TARİHTE NOBEL EDEBİYAT ÖDÜLÜ TARTIŞMALARI yazısına 2008 Nobel Edebiyat Ödülü&#8217;nü Jean-Marie Gustave Le Clézio aldı tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://sanatelestirisi.com/index.php/tarihte-nobel-edebiyat-odulu-tartismalari/#comment-17</link>
		<dc:creator>2008 Nobel Edebiyat Ödülü&#8217;nü Jean-Marie Gustave Le Clézio aldı</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Dec 2008 05:36:30 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://sanatelestirisi.com/?p=271#comment-17</guid>
		<description>[...] TARİHTE NOBEL EDEBİYAT ÖDÜLÜ TARTIŞMALARI [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] TARİHTE NOBEL EDEBİYAT ÖDÜLÜ TARTIŞMALARI [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>ERGENEKON&#8230; FİRAVUN FARESİ&#8230; SİNEMA&#8230; yazısına Bulent Cevik tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://sanatelestirisi.com/index.php/ergenekon-firavun-faresi-sinema/#comment-16</link>
		<dc:creator>Bulent Cevik</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 22 Nov 2008 21:15:49 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://sanatelestirisi.com/?p=223#comment-16</guid>
		<description>eline sağlık Bulent Celal.

Filmin yönetmeni Oliver Stone film hakkında ne demiş bakın:

"umarım değişik yerlerdeki tüm insanlar bu filmi görür ve kendi kararlarını verirler. JFK, Warren Komisyonu'nun hikayesine bizim getirdiğimiz alternatif, insanların tarihi yeniden düşünmeleri için bir fırsat. Umarım insanlar politikanın nasıl yapıldığının ve kralların nasıl öldürüldüğünün daha farkında olurlar. Ve umarım ki bu film insanların, geçmişe oranla gelişme göstermiş daha iyi bir geleceğe şekil vermek için politik olarak aktif hale gelmelerini sağlar. Bunlar benim en içten dileklerim."</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>eline sağlık Bulent Celal.</p>
<p>Filmin yönetmeni Oliver Stone film hakkında ne demiş bakın:</p>
<p>&#8220;umarım değişik yerlerdeki tüm insanlar bu filmi görür ve kendi kararlarını verirler. JFK, Warren Komisyonu&#8217;nun hikayesine bizim getirdiğimiz alternatif, insanların tarihi yeniden düşünmeleri için bir fırsat. Umarım insanlar politikanın nasıl yapıldığının ve kralların nasıl öldürüldüğünün daha farkında olurlar. Ve umarım ki bu film insanların, geçmişe oranla gelişme göstermiş daha iyi bir geleceğe şekil vermek için politik olarak aktif hale gelmelerini sağlar. Bunlar benim en içten dileklerim.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Dergilerdeki Mülkiyetçiliğe Rest Çekmek yazısına Muslum Guney tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://sanatelestirisi.com/index.php/dergilerdeki-mulkiyetcilige-rest-cekmek/#comment-15</link>
		<dc:creator>Muslum Guney</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Oct 2008 14:34:09 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://sanatelestirisi.com/?p=90#comment-15</guid>
		<description>Bulent Çevik'in sözlerini gerçekten önemsiyorum. Hatta, bunu zaten uygulamaya çalışıyorum 5 yıldır.

5 yıl kadar önce, kendilerine "ilerici" diyen sanat platformlarının aslında mevcut kütürel ve sanatsal statükoyu yeniden üretmekten başka bir işe yaramadıkları sonucunu çıkardım. Bunun nedeni ise basitti. İncil'de dendiği gibi: Gerçek özgür kılacak bizi!...

Gerçek çoğu durumda bu dergilerin kendi çıkarlarıyla çelişiyordu. Böylece, masum bir şeymiş gibi gelen gerçeği savunmak, aslında tam bir "varoluş sorununa hançer sokmak" anlamına geliyordu. 

Elbette bu genelleme bağrında kimi kişi ve kurumlar için haksızlığı da içerebilir. Ancak, bütün kişi ve kurumları tanıyacak kadar vaktim yoktu ve kanımca elimde bir genelleme yapmak için yeterince veri vardı.

O yüzden, asıl yönelimimi şöyle özetledim: gerçek bir sanat kurumu yapmak gerçekçi sanat yapmaktan daha elzemdir...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bulent Çevik&#8217;in sözlerini gerçekten önemsiyorum. Hatta, bunu zaten uygulamaya çalışıyorum 5 yıldır.</p>
<p>5 yıl kadar önce, kendilerine &#8220;ilerici&#8221; diyen sanat platformlarının aslında mevcut kütürel ve sanatsal statükoyu yeniden üretmekten başka bir işe yaramadıkları sonucunu çıkardım. Bunun nedeni ise basitti. İncil&#8217;de dendiği gibi: Gerçek özgür kılacak bizi!&#8230;</p>
<p>Gerçek çoğu durumda bu dergilerin kendi çıkarlarıyla çelişiyordu. Böylece, masum bir şeymiş gibi gelen gerçeği savunmak, aslında tam bir &#8220;varoluş sorununa hançer sokmak&#8221; anlamına geliyordu. </p>
<p>Elbette bu genelleme bağrında kimi kişi ve kurumlar için haksızlığı da içerebilir. Ancak, bütün kişi ve kurumları tanıyacak kadar vaktim yoktu ve kanımca elimde bir genelleme yapmak için yeterince veri vardı.</p>
<p>O yüzden, asıl yönelimimi şöyle özetledim: gerçek bir sanat kurumu yapmak gerçekçi sanat yapmaktan daha elzemdir&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>POST-MODERNİST ŞİİR(!)’DEKİ SEFALETİN ÇÖZÜMLEMESİ yazısına Muslum Guney tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://sanatelestirisi.com/index.php/post-modernist-siir%e2%80%99deki-sefaletin-cozumlenmesi/#comment-14</link>
		<dc:creator>Muslum Guney</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Oct 2008 14:23:55 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://sanatelestirisi.com/?p=136#comment-14</guid>
		<description>http://www.cebeci.info/img/persistence.jpg adresindeki saatlerin böyle akışkan olması fizik olarak mümkün değil. sanki yağlı bir peynirin aşırı sıcakta yayılması gibi (şu an bu resmi anlatmak için kullandığım gibi sözü bile analojinin kanıtıdır) akışanlaşan saatler ancak bir analoji ile mümkündür.

heykelde benzer pek çok örnek bulunabilir.

müzik biraz anlaşılmaz gelebilir , ancak amadeus filmini izlemenizi öneririm. buradaki opera sahnelerinde yönetmenin kullandığı görsel kareler aslında müziğin uyandırdığı ifadenin ne kadar da gerçek yaşamdaki bir takım ifadelere uygun düştüğünü görürsünüz. kuş gibi şakıyan bir sevgilin partisyonlarını bir sopranonun söylemesinden ve bunun ifade edilmesi için yapılan müziğin pes değil de dik sesleri kullanmasından, bestenin yürüyüşünde sevgilinin coşkulu anlatımını vurgulamak için (ancak burada kastettiğim sözsüz müziktir, yani yalnıca mzikle ifade söz kunusudur) ani dikleşmeler kullanılmasından daha doğal ne olabilir. evet, müzik de bir benzetmedir. öyle olmasaydı, devrim ya da  ayaklanma dönemlerini anlatan besteler fırtınayı anlatan besetelerle benzer melodik ve armonik motifler sergilemezdi.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.cebeci.info/img/persistence.jpg" rel="nofollow">http://www.cebeci.info/img/persistence.jpg</a> adresindeki saatlerin böyle akışkan olması fizik olarak mümkün değil. sanki yağlı bir peynirin aşırı sıcakta yayılması gibi (şu an bu resmi anlatmak için kullandığım gibi sözü bile analojinin kanıtıdır) akışanlaşan saatler ancak bir analoji ile mümkündür.</p>
<p>heykelde benzer pek çok örnek bulunabilir.</p>
<p>müzik biraz anlaşılmaz gelebilir , ancak amadeus filmini izlemenizi öneririm. buradaki opera sahnelerinde yönetmenin kullandığı görsel kareler aslında müziğin uyandırdığı ifadenin ne kadar da gerçek yaşamdaki bir takım ifadelere uygun düştüğünü görürsünüz. kuş gibi şakıyan bir sevgilin partisyonlarını bir sopranonun söylemesinden ve bunun ifade edilmesi için yapılan müziğin pes değil de dik sesleri kullanmasından, bestenin yürüyüşünde sevgilinin coşkulu anlatımını vurgulamak için (ancak burada kastettiğim sözsüz müziktir, yani yalnıca mzikle ifade söz kunusudur) ani dikleşmeler kullanılmasından daha doğal ne olabilir. evet, müzik de bir benzetmedir. öyle olmasaydı, devrim ya da  ayaklanma dönemlerini anlatan besteler fırtınayı anlatan besetelerle benzer melodik ve armonik motifler sergilemezdi.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>POST-MODERNİST ŞİİR(!)’DEKİ SEFALETİN ÇÖZÜMLEMESİ yazısına Serkan Engin tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://sanatelestirisi.com/index.php/post-modernist-siir%e2%80%99deki-sefaletin-cozumlenmesi/#comment-13</link>
		<dc:creator>Serkan Engin</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Oct 2008 08:45:25 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://sanatelestirisi.com/?p=136#comment-13</guid>
		<description>Analoji yani örnekseme dilbilimsel bir terim. Yani birbirinden anlamca uzak iki sözcük arasında ilinti kurmak. Diğer sanat disiplinlerinde yani Müzik Resim Heykel gibi sanat dallarında nasıl analoji (örnekseme) yapılacağına dair somut örneklerini almak isterim...

"böylece yapısal bir takım gelişkin yanlar taşıyan kimi sanat akımlarındaki -örneğin, surrealizm, dadaizm vb- " diyorsunuz...

Post-modernist şiir(!) ekletik olarak sürrealizm dadaizm ve letrizmi vs . içinde barındırır. Yukarıdaki hareket noktamız olan yazımda bu şiirlerin(!) imgelerle değil "saçma"larla yazıldığını  ve dilsel olmadıkları için şiir de olmadıklarını açımlıyorum. Sürrealizm anlam'a ve anlak'a karşıdır. Şiirin temel kaynağı onlar için bilinçaltı rüyalar ve sayıklamalardır ve şiiriin yazım biçimi de oto-didakt denilen yöntemdir. Bu mudur sizce "gelişkin yapısal yanlar" ?

"felsefe yaşamdan kaynağını alır, somut olgular ve bundan çıkarılan yasaların üzerinden yükselir. ancak bir süre sonra bu yasaların kendisi gelişimin önünde bizzat bir engelleyici paradigma halini alabilirler. "diyorsunuz...

Marksizm sizce arkaik mi kalmıştır bu açıklamaya göre..?

"Yani, Marx’ın dediği gibi: “ben marksist değilim!”...demişsiniz

Ben Marksistim ama bizzat Marks olsaydım o zaman ben de "Marksist değilim " derdim. Marx burada kendi egosuna tapınan bireyin sefaletine işaret ediyor bence. Yoksa kendi görüşlerini hiçlemiyor...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Analoji yani örnekseme dilbilimsel bir terim. Yani birbirinden anlamca uzak iki sözcük arasında ilinti kurmak. Diğer sanat disiplinlerinde yani Müzik Resim Heykel gibi sanat dallarında nasıl analoji (örnekseme) yapılacağına dair somut örneklerini almak isterim&#8230;</p>
<p>&#8220;böylece yapısal bir takım gelişkin yanlar taşıyan kimi sanat akımlarındaki -örneğin, surrealizm, dadaizm vb- &#8221; diyorsunuz&#8230;</p>
<p>Post-modernist şiir(!) ekletik olarak sürrealizm dadaizm ve letrizmi vs . içinde barındırır. Yukarıdaki hareket noktamız olan yazımda bu şiirlerin(!) imgelerle değil &#8220;saçma&#8221;larla yazıldığını  ve dilsel olmadıkları için şiir de olmadıklarını açımlıyorum. Sürrealizm anlam&#8217;a ve anlak&#8217;a karşıdır. Şiirin temel kaynağı onlar için bilinçaltı rüyalar ve sayıklamalardır ve şiiriin yazım biçimi de oto-didakt denilen yöntemdir. Bu mudur sizce &#8220;gelişkin yapısal yanlar&#8221; ?</p>
<p>&#8220;felsefe yaşamdan kaynağını alır, somut olgular ve bundan çıkarılan yasaların üzerinden yükselir. ancak bir süre sonra bu yasaların kendisi gelişimin önünde bizzat bir engelleyici paradigma halini alabilirler. &#8220;diyorsunuz&#8230;</p>
<p>Marksizm sizce arkaik mi kalmıştır bu açıklamaya göre..?</p>
<p>&#8220;Yani, Marx’ın dediği gibi: “ben marksist değilim!”&#8230;demişsiniz</p>
<p>Ben Marksistim ama bizzat Marks olsaydım o zaman ben de &#8220;Marksist değilim &#8221; derdim. Marx burada kendi egosuna tapınan bireyin sefaletine işaret ediyor bence. Yoksa kendi görüşlerini hiçlemiyor&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
