Son yazılar

ŞİİRİN KONSOMATRİSLERİ

(Şair Oligarşisinin Yerel İzdüşümü)

Şiir ile şair arasındaki ilişki, pek çok boyutuyla irdelenebilir: Özne-nesne ilişkisi, mülkiyet ilişkisi, ontolojik bağlam ilişkisi…Biz, bu yazıda, şairin yaşam pratiği ile şiirin ilişkisi bağlamında, şiir üzerinden erk elde etmek için çırpınan şair oligarşisini çözümlemeye çalışacağız.
Şair, şiir yazarak kendini gerçekleştirir; ontolojik bir anlam kazanarak kendini sürekli [...]

TARİHTE NOBEL EDEBİYAT ÖDÜLÜ TARTIŞMALARI

“Anna Karenina”, “Diriliş”, “Savaş ve Barış” gibi ölümsüz eserlerin sahibi, Shakespeare’den sonra dünya dillerine en çok çevirisi yapılan edebiyatçı Tolstoy 1901 ve 1902′de Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday gösterilmiş ve jüri tarafından reddedilmiştir. Reddedilme nedeni ise “anarşik görüşleri ve eksantrik dinsel tutumu”dur. Tolstoy’un bunun üzerine şu açklamayı yapar: “Umurumda değil. Üstelik genellikle son derece gerekli ve yararlı sayılan, ama benim her türlü kötülüğün kaynağı olarak gördüğüm parayla ne yazık ki ilgilenmek zorunda kalacağım bir durumdan kurtulduğum için çok memnunum.”

TİYATRONUN TANIĞI: METİN… (1)

Aşağıdaki yazı Yapı Kredi Kültür Sanat Etkinlikleri çerçevesinde 11 Şubat 2004 Tarihindeki Metin And Söyleşisinden, Metin And’ın izniyle kaydedilmiş ve Fatoş Karagöz ile Ayşegül Güney tarafından çözülmüş ve redakte edilmiştir. Metinde okuyucuya tutarsız ya da ”daldan dala atlanmış” gibi gelen ifadeler sayın Metin AND’ın sohbet üslubundan kaynaklıdır. Redaksiyonda buna sadık kalınmıştır. Metin uzun olduğu için bir kaç bölüm [...]

VASIF 70 YAŞINDA, “ZENGİN MUTFAĞI” HALA İŞLİYOR!

Gecenin geç saati. Fatih’te bir tiyatroda oyun provası yapılıyor. Birden camlar şangırdıyor. Tiyatronun bekçisi koşuyor. Yerde bir taş görüyor. Taşı almak istiyor ama taş sıcak. İçeride prova yapanların yanına gidiyor. Herkes taşın olduğu yere yönelirken yazar Vasıf Öngören bir anda haykırıyor: “Herkes sahneye koşsun!”. Bütün oyuncular sahneye koşarken bomba patlıyor. [...]

ERGENEKON… FİRAVUN FARESİ… SİNEMA…

“Amerika’da bir arkadaşım vardı. Kendisi öyle komplo teorilerine hiç itibar eden birisi değildir. Ancak filmi seyrettikten sonra Dallas’a gitti. Geldikten sonra, mümkün değil gerçekten, dedi…” Mümkün olmayan, John Fitzgerald Kennedy’nin (JFK), yani bir Amerikan başkanının Dallas’ta öldürülmesi üzerine söylenen teknik açıklamaların olay yeri ile tutarlılığı, diğer bir deyişle, dönemin Amerikan hükümeti ve basınının Kennedy suikasti [...]

POST-MODERNİST ŞİİR(!)’DEKİ SEFALETİN ÇÖZÜMLEMESİ

Günümüzde yazılan şiirin en büyük sorunsalı, anlam’la olan ilişkisinde gizlidir. Şiir’in, daha doğrusu şairin, anlam karşısında aldığı tavır, bunda etkili olmaktadır. Şiir ile anlam ilişkisini çözümleyebilmek için önce Şiir’i tanımlamakla işe başlamamız gerekir.Şiir, imgelerin, bir ya da daha çok izlek etrafında, metinsel bütünlük oluşturacak şekilde örgütlenmesidir. Bu tanımdan da çıkarsanabileceği gibi, Şiir’in temel birimi imge’dir. [...]

Abidin Dino: Bir hayat, bir…

İkiletmezdi. Kapıyı çalar çalmaz açardı Abidin. Daha açmadan “geldim, geldim!” sesleri arasında. Beklendiğinizi anlatmak için. Girerken, ilk kez gördükleri de dahil, herkesi kırk yıllık arkadaşı gibi karşılardı. Hemen eşitlik sağlansın, aradaki buz dağları, olası buz dağları, bir anda eriyip, gitsin diye. Abidin Dino işte böyle bir can arkadaştı. Can yoldaşıydı. Yol arkadaşıydı.
Eve girer girmez, salonumsu [...]

Abidin Dino ile Fikret Mualla

Bir arkadaş arkadaşını, bir ressam diğer ressamı yazınca…
Abidin Dino’nun Gören Göz İçin Fikret Muallâ isimli kitabında neler var neler: 1930′ların başında, Taksim’den kalkıp taaa Bakırköy’e yürüyerek ve, bizzat Abidin’in yazdığına bakılırsa, “kestirmeden” gidiş var örneğin: Kitabın hemen başlangıcında. Öyle bir gidiş ki, giderek, evet gidiş te gidiyor çünkü abidinik kitap(lar)da, kâbusa dönüşüyor. Yol yol olmaktan [...]

Dergilerdeki Mülkiyetçiliğe Rest Çekmek

Ne Tanrı benim üstümde
ne ben O’nun altındayım.
Dostoyevski

Ön not:
( Burjuva Etiğinin Dergilerdeki Gölgesinin Yırtılması)
Bu yazı belki bir şairin dergiler üzerinden intiharıdır. Ve/ama şiir coğrafyasında hacim sahibi olmak adına, dayatılmış yoz değerler(!) ile uzlaşmaktansa, gerçekten insani olanı savunmak adına çürümüşlüğe rest çekmektir…

“Etik! (Ahlak)” diye haykırırlar size.” Bir şiir (yazı) tek bir dergide yayımlanır!”… Peki hangi [...]

Bir olayın yaşanmış olması yaşamı ne kadar gerçekçi kılar

“Nail, Nil, TGG, Aynur, Aliş, Sevgi, Pelin ve Cenk, yaşları 18 ile 25 arasında değişen genç bir arkadaş grubudur. Günlük hayatın akışı içinde huzurlu ve neşeli bir hayat sürmektedir. Her birinin kendilerine ait sıkıntıları ve çözmek zorunda olduğu problemler olsa da gençliğin getirdiği umutla hayata sımsıkı bağlıdırlar. Kimi evlilik, kimi mezuniyet, kimi düzenli bir hayata [...]